Homepage
Advertisment
Haşmet Babaoğlu'nun Vatan Gazetesindeki 21.02.2007 tarihli yazısından: "Lafı asıl getireceğim yer başka!.. Onur Ünlü'nün Polis filmini seyrettikten sonra filmdeki bir sahnenin seyredenlerdeki akıbetini çok merak etmiştim. Polis Musa Rami cami duvarına çöküp kendi kafasına silahını dayıyordu o sahnede. Üzerinde bembeyaz takım elbisesiyle... Birazdan silah patlayacak, bütün giysileri kıpkırmızı kesilecek, filmin akışı o sahneden sonra değişecek diye düşünüyordu insan. Ama tam o sırada bir ses işitiliyordu. Camide bir hoca Kur'an okuyordu. (Surenin anlamı beyazperdeye altyazı olarak yansıtılmıştı.) Musa Rami son ayetten sonra silahını bırakıyor, kalkıp yoluna gidiyor. İlk bakışta filmdeki yüzlerce sahneden sadece biriydi. Etkisi gelip geçecek sanılabilirdi. Ancak daha seyrederken öyle olmayacağını hissetmiştim. Haklı çıktım. Polis'in gösterime girmesinden bu yana birkaç gün geçti. Tanıdıklarıma soruyorum; en çok hangi sahneden etkilendin diye. İlginçtir, özellikle bu tür sahnelere ve konulara uzak olanlar bile hiç duraksamadan cevap veriyor: "Kur'an okunan sahne vardı ya, o!" *** Okunan Tekvir suresiydi... Bu surenin benim gibi Arapça bilmeyenlerin bile etkileneceği bir musikisi ve mealinin bile çarpıcı bir şiirselliği vardır. 29 ayetten ibaret surenin başlangıcı kıyameti anlatır. "Güneş dürüldüğünde/Yıldızlar kararıp döküldüğünde/Dağlar yürütüldüğünde/Kıyılmaz mallar bırakıldığında/Vahşi hayvanlar bir araya toplandığında/Denizler ateş gibi kaynadığında/Nefisler eşleştirildiğinde..." Böyle gider ve son ayet şöyledir: "Alemlerin rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz." *** O sahnede Tekvir suresinin altyazıyla verilmesi ve bunun sahnenin etkisini ikiye katlaması konusuna gelince... Geçen gün okudum; kendisiyle yapılan bir söyleşide yönetmen Onur Ünlü "Bunun Türk sinemasında akıl edilememiş olduğuna inanamıyorum. Seksen senedir film çekiliyor, içinde Kuran geçen sahnelerde altyazı yok" diyordu. Üzerinde durmaya değer bir nokta!" Yazının Tamamı için: http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&sid=&Newsid=109529&Categoryid=4&wid=9

Tags: Haluk Bilginer Polis Onur Ünlü Eflatun Film Haşmet Babaoğlu Tekvir Suresi
Haluk Bilginer'in masumiyet filmindeki ünlü tiradı.

Tags: haluk bilginer güven kıraç masumiyet sinema film turkiye türkiye zeki demirkubuz
NEVİN-MEHMET BİLGİNER İZCİLERİ YEMİN TÖRENİ

Tags:
Başrollerini Haluk Bilginer Yıldız Asyalı Nergis Kumbasar Arda Kural Savaş Ay ve Şenay Gürler'in paylaştığı 2000de çekilen komik dizinin jeneriği

Tags: Eyvah Kızım Büyüdü Haluk Bilginer Yıldız Asyalı Nergis Kumbasar Arda Kural Savaş Ay Şenay Gürler Jenerik Babam
Haluk Bilginer ve Yıldız Asyalı'nın 1998den 2000e kadar süren sevilen dizisi Eyvah Babam'ın jeneriği ECE: Bebeklerimi attım Kendimi yeni baştan yarattım kalbimi tatlı bir çocuğa açtım, Tam elini tutacaktım Dönüp arkama bi' baktım Eyvah! babam SEDAT: Ninnilerle uyuttum Masallarla büyüttüm tam 15'ine gelmiş kızım yıllar geçmiş unuttum ECE: Baba bak bana artık ben bir genç kızım E biliyorsun okulumda yıldızım Ama inan şimdi çok yalnızım sevgi ister yüreğim Bilmem nasıl diyeyim Eyvah! babam SEDAT: Ninnilerle uyuttum Masallarla büyüttüm tam 15'ine gelmiş kızım yıllar geçmiş unuttum SEDAT & ECE: Ne olacak bu halimiz şimdi burda haklı hangimiz baba kız hep birlikteyiz biz gerçek olsan bu sevgimiz :)

Tags: Eyvah Babam Haluk Bilginer Yıldız Asyalı Billur Kalkavan Nesrin İşçi Melda Gür Yeşim Küçük Yalçın Güzelce Jenerik
Gülay Özdem'in sunumuyla haber kanalı 24'te yayınlanan, Oyun Atölyesi'nde gerçekleştirilen program... Yönetmen: Ediz Gülten Yapımcı: Sevda Ercan Kurgu: Osman Erdem Yapım Asistanı: Serap Bayol Kamera: Harun Beker - Melik Külekçi - Ertan Erdoğan SYM yeni bölümleriyle her çarşamba 22.15'te 24 ekranlarında... sym@yirmidort.tv

Tags: sesler yüzler mekanlar haluk bilginer 24 tv
Polis Filmi-Haluk Bilginer www.paylasimofisi.tr.cx

Tags: Polis Filmi Haluk Bilginer
yaziyi okumak icin tiklayin Tuvalet korosu Asker sesi duymaya görsün bizimkilerden birkaçı hemen atılıyorlar askerden önce. "Komutanım marş söyleyelim mi"? Ve başlıyorlar avazları çıktığı kadar o marşları, tuvalette, müthiş bir iştahla, bangır bangır çığırmağa... İstanbul'un bazı ilçelerinde okullar arası bir yarışma düzenlenmiş ve çeşitli okulların yanı sıra bizim azınlık okullarından öğrenciler de bu yarışmaya katılmışlar. Şişli ilçesinde, Beyoğlu ilçesinde ve sanıyorum Kadıköy ilçesinde bizim çocuklarımız yarışmalarda birinciliğin yanı sıra bazı önemli başarılar elde etmişler. Yarışmanın konusu "İstiklal Marşını okuma". İstiklal Marşını en iyi okuyanlar arasında bizim çocuklarımız ön sıraları kapmışlar. Olan biten sadece bir yarışma, ama bakın bu yarışma insan hafızasını nerelere götürüyor... *** 12 Eylül 1980'in hemen sonrası, insanlar toplanıyor evlerinden bir bir. Bulabildikleri sıkıştırabildikleri yerlere götürüp tıkıyorlar. Tıkama merkezlerinden biri de İstanbul'un Samandıra'sı. Askeri kışlayı tutukevine dönüştürmüşler. Askeri tuvaletleri çevirmişler birer hücreye. Birer metrekareden daha küçük tuvaletler bunlar, yan yana dizili. Tuvaletin deliklerini kapatmışlar tahta mazgallarla, bulabildiklerini getirip tıkıyorlar oralara. Tam sekiz gün olmuş beni ve kardeşimi de alıp oraya götüreli. Arada bir sorguya çıkarıyorlar yukarıya. Payımıza düşeni bahşettikten sonra da götürüp gerisingeri tıkıyorlar yine hücrelerimize. *** Hücrede kalanları psikolojik bir işkenceye tabi tutuyorlar gece gündüz. Uyutmamak için marş söyletiyor askerler, sürekli. Yarım saatte bir, her değişen nöbetçi aldığı emir doğrultusunca, kapıya yükleniyor "marş söyle lan" diye. En çok söylettikleri marş da İstiklal marşı. Düşünebiliyor musunuz, bu adamlar güya size memleket severliği bu şekliyle öğretecekler ve bunun için de İstiklal marşını söyletiyorlar tuvalette. Söylemeyene yükleniyorlar, açıyorlar hücre kapısını, ver Allah ver. Bir iki kez dayağı yedikten sonra da artık kıdemleşiyorsunuz. Nöbeti değişen asker de artık size fazla yüklenemiyor. Yeni gelenlere yöneliyorlar ister istemez... *** Biraz önce yeni bir grup getirdiler. Hurra... Bir hücumdur başladı, bir tantanadır gidiyor. Hemen hepsi Ermenilerden müteşekkil bir grup. Yan hücrelere doldurdular. Askerler onların isimlerini çağırdıkça anlıyorum kim olduklarını. Çoğu, tanıdık isimler. Hücre komşumla yaptığım duvar konuşmalarından öğreniyorum niçin getirildiklerini. Pisi pisine bir sebep işte. Hiçbirinin de elle tutulur bir suçu yok. Kudüs'e okumak için bir öğrenci götürülüyormuş da, götüren din adamıyla götürülen çocukları havaalanında çevirmişler, "Durun bakalım siz bu çocuğu Kudüs'e niye götürüyorsunuz?" demişler. Ve onların gidişinde katkısı olan, burs veren, döviz temin eden, döviz bozduran, ilgili ilgisiz kimler varsa toplamış getirmişler işte. Üç beş gün kadar Samandıra'da kaldılar ve sonunda bir din adamı hariç hemen hepsini bıraktılar. Asıl anlatacağım olay bu değil. Hafızamı o günlere götüren olay, onlar geldikten sonra tuvalet korosunun o muhteşem konserleri. *** Asker sesi duymaya görsün bizimkilerden birkaçı (hadi isimleri bende kalsın şimdilik), hemen atılıyorlar askerden önce. "Komutanım marş söyleyelim mi"? Ve başlıyorlar avazları çıktığı kadar o marşları, tuvalette, müthiş bir iştahla, bangır bangır çığırmağa. Ne o tuvaletler o güne değin böyle bir koro görmüştür, ne de görecektir bilesiniz. Bunları o insanları küçültmek için söylemiyorum tabi. Asıl utanması gereken bize o tuvaletlerde İstiklal Marşı öğretmeğe kalkışan zihniyetin kendisi. İşte bugün çocuklarımızın bu yarışmalarda göstermiş oldukları başarıdan da görsünler ki ne o gün ne de bugün ve ne de yarın, bizler bu ülkede kendilerine tuvaletlerde zorla İstiklâl Marşı öğretilecek unsurlar değiliz hiçbir zaman

Tags: Haluk Bilginer Hrant Dink tililili projesi
polis filminden Tuttugum bi kare.herkesin hosuna gidiceğinden eminim :)

Tags: polis haluk bilginer en iyi sahne araba kavga adrenalin komik
Öğretmen şükran bilginer Manisa zihinsel engelli çocuklar okulu

Tags: öğretmen şükran bilginer
mahşeri cümbüş haluk bilginer şarkıları

Tags: anında görüntü show
Pages:
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
Sponsors