Yansımalar 19 Temmuz 2007
Suren Asaduryan
Kral TV [7/13]
BİR ÇİÇEK GİBİ
(VORBES Mİ DZAĞİG)
Aşık Aşot
Suren Asaduryan: Duduk
Aziz Şenol Filiz: Ney
Birol Yayla: Akustik Gitar
Pınar Duruk: Çello
Murat Usanmaz: Klasik Gitar
Nezih Yeşilnil: Kontrabas
Türker Çolak: Perküsyon
1999 Mayıs sonlarıydı. Bardaktan boşanırcasına yağmur yağan bir günde, arabanın içine sığınmış, yağmurun dinmesini bekliyorduk.
Radyoyu açtık, bir "duduk" sesi geliyordu. Ardından yabancı dilde konuşmalar... Bir süre sonra konuşmanın tercümesi başlayınca, "duduk" çalan sanatçının Suren Asaduryan olduğunu, Türkiye'ye geldiğinde bizim albümlerimizi dinleyip çok etkilendiğini, bizimle bir çalışma yapmayı arzu ettiğini duyunca çok şaşırdık gerçekten.
Radyoda bu programı hazırlayıp sunan dostumuz Muammer Ketencioğlu'ydu. Programın bitiminde Muammer'i aradık ve Suren'e ulaştık. O gece "Serzeniş" albümünün kayıtları için stüdyoya gidecektik. Suren'i de davet ettik.
Stüdyoda Suren'in kırık ve sevimli Türkçe'siyle hem sohbet ettik, hem müziğin diliyle konuştuk... yine o gece "Serzeniş" albümündeki "Areş" isimli parçada çalmasını istedik ve gerçekten hepimizi tatmin eden bir sonuç çıktı...
Suren'le yapacağımız albümün gerçekleşmesi fikri oluşmuştu artık. Birkaç gün sonra konuyu Hasan Saltık'a açtık. Onunda desteğini alınca çalışmalara başladık. Suren'in Ermenistan-Türkiye gidiş gelişlerinde albümün kayıtlarını yaptık.
Uzun bir çalışma oldu. Gidiş gelişler, imkansızlıklar, zorluklarla dolu bir süre. Ama geçen bir buçuk yıl, önyargısız olmanın, ortak duyguları keşfetmenin, ortak duygular yaratmanın bizi ne kadar geliştirdiğini, ne kadar zenginleştirdiğini ortaya koydu.
Umarız bu duygularımız size de ulaşır, sizlerle gelişir, büyür.. Daha fazla sevgi, dostluk ve paylaşım dileklerimizle..."
"Enstrümantal müzik yapmak, enstrümanla şarkı söylemek gibi güçlüklerle dolu bir yol.."diyen ikili yaptıkları çalışmalarla güzel ilklere imza atıyorlar.
Gönüllerdeki sevginin, sadeliğin her geçen gün daha da artması dileğiyle...
Aziz Şenol Filiz ve Birol Yayla İ.T.Ü Devlet Konservatuarında yanyanaydılar. Geleneksel müzikle yoğrulmuş eğitim hayatlarından sonra kalplerindeki sadelik ve ruhlarındaki huzurla başbaşa kaldılar. Bu birliktelik, 90'lı yılların başında 'Yansımalar'ı doğurdu.
Tüm bu huzuru, sadeliği paylaşmaya kendi isimlerini taşıyan 'Yansımalar' albümü ile başladılar. 'Yansımalar' pek çok kişi için dingilliğin ses dönüşümüydü... Hatıralar kadar uzakta 'nefes' kadar yakındaydı. 'Bab-ı esrar' (sırlar kapısı), 90'ların ortalarına gizem ve özlemle düştü. Bu bir yolculuktu artık... Ve bu yolda dostlar vardı. 21. yüzyıla adımlarını 'serzeniş' albümüyle attıklarında Nezih Yeşilnil ile Engin Gürkey de yanlarındaydı. Dostlar çoğalıyor, müzikle paylaşılanlar Türkiye'nin sınırlarını aşıyordu. Bu noktada Süren Asaduryan ve yansımalar 'Vuslat'ta buluşuyordu. Son olarak 'Pervane' ile daha da çoğaldılar, büyüdüler, aynı sadelik ve durulukla... Yansımalar, 'dayatılan bunca sığlığa rağmen' kendi müzikleriyle asude karşımızda...
YANSIMALAR RESMİ WEB SİTESİ
http://www.yansimalar.com
Tags: suren asaduryan duduk vuslat yansımalar huzur ermanian folk music turkish world dudukçu ermeni türküsü